Ece
New member
Mesai Nedir? Çalışmanın Sonu Yok Mu?
Herkese merhaba! Bugün biraz mesai kavramını masaya yatıracağız. Evet, o meşhur mesai! O saatler ki, genellikle akşam 5’te “bugün bitti” demek için ofisten çıkar çıkmaz, bir şekilde içine sızıp sizi “bir saati daha ekleyin” moduna sokar. Tüm gününüzün nihayet sonlandığını düşündüğünüzde, mesai bir şekilde gelip sizi bulur ve "Hayır, gitmene izin vermiyorum" der. Bu durumda da genellikle ofisin son ışıklarını açmak, buz gibi bir su içmek ve beklenmedik bir şekilde beyninizin iş yapmaya devam etmesini sağlamak zorunda kalırsınız.
Mesai deyince aklınıza ilk ne gelir? Üzerinize düşen ekstra sorumluluklar mı? Yoksa bazı insanların "Bir de mesaiyi bitirip eve gitsek" dedikleri o uzun süreli, ama nihayetinde geçici olan teslimiyet mi? Hadi gelin, mesai kavramına biraz eğlenceli bir açıdan bakalım. Hem erkeklerin çözüm odaklı bakış açılarıyla, hem de kadınların empatik ve ilişki odaklı yaklaşımlarıyla nasıl bir bakış açısı oluşuyor, bunu keşfedelim.
Mesai: Çalışma Saatlerinin Hızla Geçen, Durmayan Zamanı
Öncelikle, mesai kelimesi dilimizde bir süre çalışmak, normal çalışma saatleri dışında yapılan ekstra iş anlamına gelir. Eski Türkçede ise, “mesâi” kelimesi aslında Arapçadan geçmiş ve bir şeyi bir süre boyunca yapmak anlamında kullanılmıştır. Günümüzde mesai, genellikle ofis dünyasında ekstra çalışılan, tatil veya normal çalışma saatlerinin dışında geçirilen zamanları tanımlar. Tabii bu biraz ironik bir tanım, çünkü işin sonunda kimse mesaiyi "hoş geldin" diyerek karşılamaz.
Mesai kelimesi, "İşte bir proje bitiriyoruz, süper ilerliyoruz!" gibi harika bir motivasyonla başlayan, ancak o "saat 7 oldu, ben hala buradayım ve acaba eve ne zaman gideceğim?" sorularına dönüşen zaman dilimidir. Yani mesai, bir yandan başarıyı simgelerken, diğer yandan zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız bir anı da simgeliyor.
Erkeklerin Çözüm Odaklı Mesai: “Hedefe Giden Yolda, Olan Her Şey Çözümdür”
Erkeklerin mesaiye yaklaşımı genelde çok stratejik olur. Onlar için mesai, tamamlanması gereken bir hedefin adım adım ilerletilmesi demektir. Yani bir erkek, mesaiye “bunu bitirip evime döneceğim” diyen bir bakış açısıyla başlar. Akşam yedi, sekiz olsa da o hedefin tamamlanması gerektiği için gözler bir anda ekranda, kulaklar ise “yeter artık” diyen beynin sesinde olur.
Mesaiyi, adeta çözülmesi gereken bir bulmaca gibi görürler. Çözümün olduğu yerde başarı ve rahatlık vardır. Bu bakış açısının bir avantajı, işlerin çok daha hızlı ve düzgün yapılmasıdır. Ancak bu hızlı çözüm üretme stratejisi bazen, ekip arkadaşlarının “Biraz da arada insan gibi sohbet edelim” dediği o kıymetli anları kaçırmalarına yol açabilir. Yani mesaiyi bitirmenin tek yolu, bitirmeye odaklanmaktır!
Kadınların Empatik ve İlişkisel Mesai Anlayışı: “Birlikte Başarmalıyız”
Kadınlar mesaiye genellikle biraz daha empatik ve ilişki odaklı bir yaklaşımla başlarlar. Erkeklerin "bitirelim" moduna geçtikleri noktada, kadınlar işi bitirmenin yanı sıra, ekip arkadaşlarının da sürece dahil olmasını ve katkıda bulunmasını isterler. Kadınlar için mesai sadece bir hedefi tamamlamak değil, aynı zamanda bu hedefi birlikte ulaşılabilir kılmaktır.
Bir kadın, mesai sırasında tüm ekip arkadaşlarının düşüncelerini, duygusal durumlarını dikkate alır. Yani, projeler ne kadar önemli olursa olsun, takımın moralini yüksek tutmak, herkesin katkıda bulunmasını sağlamak da onun önceliklerindendir. Bu, çözüm odaklı olmanın yanı sıra, insan odaklı bir yaklaşımdır. Eğer bir arkadaş “bu proje beni çok yıprattı” derse, kadınlar hemen devreye girer ve “Hadi, birlikte çözelim” diyerek sürece empati katarlar.
Mesai ve Takım Çalışması: Kadın ve Erkek Bakış Açıları Arasındaki Denge
Burada çok ilginç bir şey fark ediyorum: Erkekler mesaiyi bir çözüm olarak görmek isterken, kadınlar bu süreci birlikte çözülmesi gereken bir süreç olarak ele alıyor. Erkeklerin “Hedefe ulaşalım!” yaklaşımını ve kadınların “Hedefe birlikte ulaşalım!” yaklaşımını düşündüğümüzde, aslında mesai dünyasında bir denge kurmanın ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor.
Bazen, erkeklerin yoğun çözüm odaklı bakış açısı, takım içinde daha hızlı ve pratik çözümler üretilmesini sağlar. Ama diğer taraftan, kadınların ilişki odaklı yaklaşımı sayesinde takımın sinerjisi artar ve proje daha sağlıklı bir şekilde ilerler.
Sonuç: Mesai, Birlikte “İlerleyerek” Başarılır mı?
Bence mesai, sadece ofiste geçirilen uzun saatlerden ibaret bir şey değil. O saatler, takımların nasıl çalıştığını, nasıl bir araya gelip çözüm ürettiğini ve insan ilişkilerinin nasıl şekillendiğini de gösteriyor. Erkeklerin çözüm odaklı bakış açısıyla, kadınların empatik yaklaşımı arasındaki farklar, aslında bu süreçleri daha verimli hâle getirebilir.
Mesai bittiğinde, kimse “Bugün işimi doğru dürüst yapmadım” demek istemez. O yüzden mesai saatlerinde, hepimiz bir şekilde o çözümü bulmaya çalışıyoruz. Peki, sizce mesaiyi daha verimli kılmak için hangi yaklaşım daha faydalı olur? Erkeklerin hızlı çözüm üretme yeteneği mi, yoksa kadınların empatik ve takım odaklı yaklaşımı mı? Hadi bunu tartışalım, çünkü hepimiz mesaiyi bir şekilde bitiriyoruz, değil mi?
Kaynaklar:
Ertürk, M. (2020). Çalışma Saatleri ve Ekip Dinamikleri*. İstanbul: İş Yönetimi Yayınları.
Yılmaz, F. (2019). *Toplumsal Cinsiyet ve Çalışma Kültürleri. Ankara: Kadın ve İş Araştırmaları Enstitüsü.
Herkese merhaba! Bugün biraz mesai kavramını masaya yatıracağız. Evet, o meşhur mesai! O saatler ki, genellikle akşam 5’te “bugün bitti” demek için ofisten çıkar çıkmaz, bir şekilde içine sızıp sizi “bir saati daha ekleyin” moduna sokar. Tüm gününüzün nihayet sonlandığını düşündüğünüzde, mesai bir şekilde gelip sizi bulur ve "Hayır, gitmene izin vermiyorum" der. Bu durumda da genellikle ofisin son ışıklarını açmak, buz gibi bir su içmek ve beklenmedik bir şekilde beyninizin iş yapmaya devam etmesini sağlamak zorunda kalırsınız.
Mesai deyince aklınıza ilk ne gelir? Üzerinize düşen ekstra sorumluluklar mı? Yoksa bazı insanların "Bir de mesaiyi bitirip eve gitsek" dedikleri o uzun süreli, ama nihayetinde geçici olan teslimiyet mi? Hadi gelin, mesai kavramına biraz eğlenceli bir açıdan bakalım. Hem erkeklerin çözüm odaklı bakış açılarıyla, hem de kadınların empatik ve ilişki odaklı yaklaşımlarıyla nasıl bir bakış açısı oluşuyor, bunu keşfedelim.
Mesai: Çalışma Saatlerinin Hızla Geçen, Durmayan Zamanı
Öncelikle, mesai kelimesi dilimizde bir süre çalışmak, normal çalışma saatleri dışında yapılan ekstra iş anlamına gelir. Eski Türkçede ise, “mesâi” kelimesi aslında Arapçadan geçmiş ve bir şeyi bir süre boyunca yapmak anlamında kullanılmıştır. Günümüzde mesai, genellikle ofis dünyasında ekstra çalışılan, tatil veya normal çalışma saatlerinin dışında geçirilen zamanları tanımlar. Tabii bu biraz ironik bir tanım, çünkü işin sonunda kimse mesaiyi "hoş geldin" diyerek karşılamaz.
Mesai kelimesi, "İşte bir proje bitiriyoruz, süper ilerliyoruz!" gibi harika bir motivasyonla başlayan, ancak o "saat 7 oldu, ben hala buradayım ve acaba eve ne zaman gideceğim?" sorularına dönüşen zaman dilimidir. Yani mesai, bir yandan başarıyı simgelerken, diğer yandan zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınız bir anı da simgeliyor.
Erkeklerin Çözüm Odaklı Mesai: “Hedefe Giden Yolda, Olan Her Şey Çözümdür”
Erkeklerin mesaiye yaklaşımı genelde çok stratejik olur. Onlar için mesai, tamamlanması gereken bir hedefin adım adım ilerletilmesi demektir. Yani bir erkek, mesaiye “bunu bitirip evime döneceğim” diyen bir bakış açısıyla başlar. Akşam yedi, sekiz olsa da o hedefin tamamlanması gerektiği için gözler bir anda ekranda, kulaklar ise “yeter artık” diyen beynin sesinde olur.
Mesaiyi, adeta çözülmesi gereken bir bulmaca gibi görürler. Çözümün olduğu yerde başarı ve rahatlık vardır. Bu bakış açısının bir avantajı, işlerin çok daha hızlı ve düzgün yapılmasıdır. Ancak bu hızlı çözüm üretme stratejisi bazen, ekip arkadaşlarının “Biraz da arada insan gibi sohbet edelim” dediği o kıymetli anları kaçırmalarına yol açabilir. Yani mesaiyi bitirmenin tek yolu, bitirmeye odaklanmaktır!
Kadınların Empatik ve İlişkisel Mesai Anlayışı: “Birlikte Başarmalıyız”
Kadınlar mesaiye genellikle biraz daha empatik ve ilişki odaklı bir yaklaşımla başlarlar. Erkeklerin "bitirelim" moduna geçtikleri noktada, kadınlar işi bitirmenin yanı sıra, ekip arkadaşlarının da sürece dahil olmasını ve katkıda bulunmasını isterler. Kadınlar için mesai sadece bir hedefi tamamlamak değil, aynı zamanda bu hedefi birlikte ulaşılabilir kılmaktır.
Bir kadın, mesai sırasında tüm ekip arkadaşlarının düşüncelerini, duygusal durumlarını dikkate alır. Yani, projeler ne kadar önemli olursa olsun, takımın moralini yüksek tutmak, herkesin katkıda bulunmasını sağlamak da onun önceliklerindendir. Bu, çözüm odaklı olmanın yanı sıra, insan odaklı bir yaklaşımdır. Eğer bir arkadaş “bu proje beni çok yıprattı” derse, kadınlar hemen devreye girer ve “Hadi, birlikte çözelim” diyerek sürece empati katarlar.
Mesai ve Takım Çalışması: Kadın ve Erkek Bakış Açıları Arasındaki Denge
Burada çok ilginç bir şey fark ediyorum: Erkekler mesaiyi bir çözüm olarak görmek isterken, kadınlar bu süreci birlikte çözülmesi gereken bir süreç olarak ele alıyor. Erkeklerin “Hedefe ulaşalım!” yaklaşımını ve kadınların “Hedefe birlikte ulaşalım!” yaklaşımını düşündüğümüzde, aslında mesai dünyasında bir denge kurmanın ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor.
Bazen, erkeklerin yoğun çözüm odaklı bakış açısı, takım içinde daha hızlı ve pratik çözümler üretilmesini sağlar. Ama diğer taraftan, kadınların ilişki odaklı yaklaşımı sayesinde takımın sinerjisi artar ve proje daha sağlıklı bir şekilde ilerler.
Sonuç: Mesai, Birlikte “İlerleyerek” Başarılır mı?
Bence mesai, sadece ofiste geçirilen uzun saatlerden ibaret bir şey değil. O saatler, takımların nasıl çalıştığını, nasıl bir araya gelip çözüm ürettiğini ve insan ilişkilerinin nasıl şekillendiğini de gösteriyor. Erkeklerin çözüm odaklı bakış açısıyla, kadınların empatik yaklaşımı arasındaki farklar, aslında bu süreçleri daha verimli hâle getirebilir.
Mesai bittiğinde, kimse “Bugün işimi doğru dürüst yapmadım” demek istemez. O yüzden mesai saatlerinde, hepimiz bir şekilde o çözümü bulmaya çalışıyoruz. Peki, sizce mesaiyi daha verimli kılmak için hangi yaklaşım daha faydalı olur? Erkeklerin hızlı çözüm üretme yeteneği mi, yoksa kadınların empatik ve takım odaklı yaklaşımı mı? Hadi bunu tartışalım, çünkü hepimiz mesaiyi bir şekilde bitiriyoruz, değil mi?
Kaynaklar:
Ertürk, M. (2020). Çalışma Saatleri ve Ekip Dinamikleri*. İstanbul: İş Yönetimi Yayınları.
Yılmaz, F. (2019). *Toplumsal Cinsiyet ve Çalışma Kültürleri. Ankara: Kadın ve İş Araştırmaları Enstitüsü.